<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9" ?> 
<rss version="2.0">
<channel>
<title>Nuri KAHRAMAN </title>
<link>http://www.nurikahraman.com.tr</link>
<language>tr-TR</language>
<item><title> YER SOFRASI, GÖK KUŞAĞI..</title><link>http://www.nurikahraman.com.tr/blog.asp?id=354</link><description><![CDATA[<P style="TEXT-ALIGN: center; TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal align=center><B><SPAN style="COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 20pt">YER SOFRASI, GÖK KUŞAĞI…</SPAN></B><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Önceki gün, başta ara veren yazarlarımız olarak herkese seslenen <B>YAZIYA DÂVET</B> başlıklı çağrımız meğerse bir nevî önseziymiş. Hiss-i kablel’vukû denen şey yâni. Bizim dileklerimizi dillendirdiğimiz saatlerde yazılar kaleme alınmışmış. Yukarki yazının yayınlandığı günün akabinde iki yazarımızın birden yazısı düştü sitemize ve dünkü gazetede yer aldı. Gazete olarak sevindik. Ayten Hanım, yazıları yazdıktan sonra bizim yazımızı görmüş ve belki de biraz da bu tevâfukun sıcaklığıyla gazetemizin sitesine ayrıca bir de bir bilgi notu göndermiş. Kendisine, güzel yazılarından ayrı olarak, bu ilgili tavrından dolayı da ayrıca teşekkür ediyoruz. Dilek, temennî ve duâlarına da katılıyoruz. Mesaj şöyle:</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><B><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">“Selamün aleyküm,</SPAN></B><B><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><B><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt">&nbsp;Az önce Nuri beyin yazısını okuyunca bu satırları yazmak vacip oldu. Kendisine selamlarımı yolluyorum.&nbsp; Bu vesile ile elimde yayına uygun görürseniz bi kaç yazım var onları göndermek istedim. Yazıya ara verme sebebim ise kendimi fazla tekrar ettiğim ve biraz okuma dönemine girmem gerektiğine inandığım içindi. Bu arada kızımın doğumu var önümüzdeki ay. Hayat akışı her ne kadar beni yazıdan uzaklaştırır gibi oluyorsa da bırakmış değilim inşallah. Yazdıkça göndermeye çalışırım. Tabii ki yeni kalemler bulmanıza da ayrıca duacıyım. Gayretlerinizle yerli basında yerinizin en önlerde olacağına inanıyorum. </SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><B><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt">Selam ve dua ile. Yazıları ayrıca gönderiyorum.”</SPAN></B></P>
<P class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ayşe Aydın Hanım da <B>YENİDEN MERHABA</B> dedi. Biz de kendisine, <B>“yeniden hoş geldiniz!”</B> diyoruz. İlgiyle okunan yazılarını, yeni dönemde öngördüğü insan hikâyeleri ekseninde renklendirmesini diliyoruz. Bizim daha ilk başlarda kendisini yazmaya dâvetimizde de o espri vardı zâten. Merakla bekliyoruz.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu arada, bayanlarımız birer anne olmaları hasebiyle sorumlulukları daha ağır. Daha doğrusu, sorumluluklar belki görüntüde eşit ama, kadınlar daha hassas ve ilgili oldukları için kendilerini yükün altına daha bir iştahla atılmış gibi algılıyorlar olayı. Birisinin oğlu nişanlanmış, diğerinin kızı doğum yapacakmış. Rabbim, çocuklarının da, torunlarının da güzel günlerini göstersin. Rabbim cümleleri iyilerden eyleyip, hayat yolculuğunda da iyilerle karşılaştırsın.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P class=ecxmsonormal><B><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ayten Hanım’ın yazılarına burada zaman zaman değiniyoruz. Ayşe Hanım da o formata doğru evrilecek gibi gözüküyor. Yerel târih ağırlıklı portre yazılarını bekliyoruz. Aslında, bu noktada, Ayten Hanım’ın nostaljik örnekleri var. Oradan aldığım cesâretle, TESK’teki panel sonrası, kendisine, orada birlikte gördüğüm anne-babasını yazmasını söyleyecektim. Paragrafı yazdım ama, sonra yazıya koymadım, erteledim. Nasip bu güneymiş.</SPAN></B><B><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></B></P>
<P class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bizim büyüklerimiz çok farklı. Onlar çilelerin, sıkıntılı dönemlerin insanları. Bizler onlara nispetle hazırcı bir nesiliz. Onun için hiçbir şeyin farkında değiliz. Onların yaşadıkları filimlerden, tiyatrolardan çok öte, gerçekliği olan ve etkileyici, ibretli şeyler. Onların kayıt altına alınması gerekir. Yarınlar adına, gelecek adına.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Başta Ayten Hanım’ın olmak üzere, herkesin büyüklerinden bir kitap çıkarmak mümkün. Kendilerinin kalem ve uslûbuna güvendiğimiz için bunu öncelikle ondan istiyoruz. Meselâ bu benim işim değil. Her gün fıkra yazıları yazmakta zorlanmıyorum ama, bunu göze alamıyorum. Meselâ <B>Muzaffer Bey</B> bu anlamda velut. 1-2 ayda bir biyografiyi rahatlıkla yazabiliyor. Duyduğum kadarıyle, Osman ALTAŞ Biyografisi bitmek üzere.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><B><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Gerçi, insan kendi çevresini yazamıyor. Şurada yazarken bile, kendisinden, çevresinden söz etmesi sanki hoş olmuyor gibi. Biz, samîmiyet deyip, yarına doğal notlar deyip yazıyoruz da okuyucu nasıl karşılıyor bilemiyoruz. Ama, çok ta düşününce hiçbir yere varamıyoruz. Böylesi gel-gitlerle birlikte yol almaya çalışıyoruz.</SPAN></B><B><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Ne diyecktim? Meselâ, kendimizden örnek vermek gerekirse, babam da konuşturulsa kitaplık çapta materyâl çıkar ortaya. Dayım, amcam vs. sizler için de bu böyledir. Ama, bunu bizler değil de başkaları yapabilir. Maalesef, toplumumuzda büyüklerle küçükler arasında hep mesâfe var. Fazla bir arada bulunabilme, muhabbet kurma geleneği yok.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Ama, bir şekilde birikimler değerlendirilmeli. İbretlik olacak, gelecek nesle mukâyese, ya da güzel dersler çıkarma imkânları sağlayacak hâtıralar gidenle gitmemeli. Geriye bir şeyler kalmalı. Mîras denilen şey yalnızca maddeden ibâret değil.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Umarım, iyi anlatamasak ta, merâmımız anlaşılmıştır. Başta, <B>YENİDEN MERHABA</B> diyerek müjdelerle gelen ve bizi yeryüzünün patırtı-kütürtüsünden uzaklaştırıp, gökleri hatırlatarak,<B> GÖKKUŞAĞI</B> ümit, renk ve güzelliklerine, ilâhî âlemlere götüren yazarlarımıza teşekkür ediyor, yüreklerine sağlık diyorum.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Sevgili okurlar! Bütün yazar arkadaşlarımız, personelimiz, müessese sâhiplerimiz ve siz okuyucularımızla birlikte daha hareketli ve bereketli bir yıl geçireceğe benziyoruz. Gelişmeler onu gösteriyor. Biz, hepimiz bir âileyiz. Birbirimize duâ edelim ve yardımcı olmayı da ihmâl etmeyelim inşâllâh…</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><B><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Cümlemizin, cümlenizin, sonlu-sonsuz, cümle hayat yolları ve bahtı, </SPAN></B><B><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><B><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Hayırlı, uğurlu, bereketli ve açık olsun ves’selâm…</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><B><SPAN style="COLOR: #2a2a2a"></SPAN></B>&nbsp;</P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><B><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">ORDU HAYAT GAZETESİ</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN><FONT size=2>31.12.2010</FONT></SPAN></P>]]></description><pubDate>3/26/2012</pubDate></item><item><title> NE ÇAMIN KESERİ, NE NOELİN YÜZÜ</title><link>http://www.nurikahraman.com.tr/blog.asp?id=353</link><description><![CDATA[<DIV id=haberdetay>
<P style="TEXT-ALIGN: center; TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal align=center><FONT size=5><STRONG><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">NE ÇAMIN KESERİ, NE NOEL'İN YÜZÜ!</SPAN></STRONG></FONT><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Günler, haftalar, aylar konu değil artık. Şimdi yıllar gündemde. Yılımız yıl olsun öyleyse. Başka ne olacak ki! Demek ki, yıllar bile yıl olamıyor, bir ay gibi, hafta gibi, hattâ bir gün gibi göz açıp-kapayıncaya kadar geçiyor olmalı ki, yıl yıl, yıl da yıl deyip duruyoruz şu sıralar.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Aslında, zaman gibi, mekân gibi, ömür gibi, hayat gibi öyle bir dert edinme, ciddîye alma ve şuurdan değil bu. Tam aksine, şuursuzluktan. Yıl geçti diye sevinmenin ne anlamı olabilir? Ölümü isteyen var mı? Yılların geçmesi, ölümün yaklaşması anlamına gelmiyor mu? Peki o zaman, bu yapılan iş ne demek oluyor? </SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Bu çılgınlıkların, masrafların, pespâyeliklerin, kendinden, örfünden, âdetinden, dîninden, diyânetinden, târihinden ve hattâ hattâ coğrafyandan kaçışın anlamı ne? Tüm bu piyangolar, içkiler, açkılar, kaçkılar neyin nesi? Ya şu kılıksızlık-kıyâfetsizlik, hele hele şu başındaki fes kimin fesi? Noel Baba ne kadar da cömert?! O eğri şapkasını herkese yağma gibi dağıtıyor.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-ALIGN: center; TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal align=center><STRONG><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">GEL VATANDAŞ GEL; GEL KUÇU KUÇU!</SPAN></STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt">&nbsp;</SPAN><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Ne kadar da iyi, değil mi? Gel vatandaş gel, sen de bizdensin. Sen de zâten bizim gittiğimiz izdensin. Nitekim, sonuçta hepimiz AB’liyiz. Bu ağaçlar güzel kuşlar, yürüyelim arkadaşlar! Nereye mi? Takma kafana! Bana takıl, hayâtını yaşa! Hem, ne yaşama, bir gör! Şampanya, kampanya, kumpanya, Almanya, İspanya, hegemonya…</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Ne güzel değil mi? Şiir gibi. Al sana, edebiyat ta tamam! Örfünden, âdetinden, edebinden, hayândan soyunup cıscıbıldak olunca çağdaş sanatın zirvesine zâten çıkmıştın. Şimdi bir de anya, manya, kumpanya derken edebiyâtı da döktürmüş oldun. </SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><STRONG><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Gel babam yeni yıl. Gel kuçu kuçu. Hem, hemen geç. Bir daha yıl başı olsun; bir daha, bir daha. Çabuk tarafından gidelim Allâh’a. Bir merak ettiğimiz öte taraf kaldı. </SPAN></STRONG><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Güzelim yılları, &nbsp;başıydı, döşüydü derken kutlaya atlaya, çatlaya patlaya buralara kadar geldik. Gâhî ağladık, gâhî güldük. Bilmeyizki neyledik, n’olduk? Neler umduk, neler bulduk? Gel dediler geldik, dol dediler dolduk. Yol dediler yolduk. Yapraklar tekrar tekrar açtı; biz günden güne solduk. Söyler misiniz, biz şimdi n’olduk?</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Şu yılbaşı da, adamı baştan çıkarıyor yâhû. Durduk yerde şâir olup çıkacağız. Adımızı, şâir listesinde görmek istemeyenler görmek, &nbsp;anmak istemeyenler anmak ve de yılbaşının tutuşturduğu ateşe yanmak zorunda kalacaklar. Al sana iş. Kardeşlere yoktan yere eziyet. Aman kalsın. Ağızlarda bir yılbaşı sakızı, noel çerezi olmak istemiyorum.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-ALIGN: center; TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal align=center><STRONG><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">HEM&nbsp;KESECEKLER, HEM DEVİRECEKLER!...</SPAN></STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Yıl başı, çam devirmek isteyenlerin ilgi alanına giriyor. Nitekim, çamlar çağdaş safsataseverlik dîninin kurbanı gibi bir şey. Ama, yapılan işin, sonuçta azıcık bir faydası olmalı. Çam kesmenin ve de devirmenin neye faydası olduğuna dâir kendisine bir bilgi ulaşan varsa bize haber versin.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Güzelim ağaçları kesmenin ne eski çağlarda, ne de yeni çağlarda îzâh edilebilir bir zemin ve mantığı var mıdır? Hristiyanlık ya da Yahûdîlikte böyle bir şey olacağını düşünemiyorum. Çevre çevre derken, bir dal kesmek yerine, adam kesmeyi göze alacak gibi gürünen çağdaşlıkla şu çam kesme bir arada nasıl gidiyor; bir türlü anlayamıyorum! </SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-ALIGN: center; TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal align=center><STRONG><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">ÇAĞIN ÇAM ÇELİŞKİSİ</SPAN></STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Bana sorarsanız, çağımız insanının en belirgin çelişkilerinden biri bu. Bu olsa olsa, çağdaş bir hurâfedir. Çünkü, bozulmuş ta olsa , adı dîne çıkmış bir öğretinin, böyle bir ameliyeye izin vermesini düşünemiyorum. Eğer varsa, o zaman bu din hepten bozulmuş, ilâhî esprisini tamâmen kaybetmiş demektir.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Ama, burada bir kültürel gerçek söz konusu. Meselâ Osmanlı’da, bizim medeniyetimizde tevhid esastır. Mezarlıklarımız servilerle doludur. Servi, elif gibidir. İnce, uzun gövdesiyle vahdeti, birliği, yâni tevhid inancını temsil eder. Çam ise, yana açılan kollarıyla,&nbsp; uzaktan üçgen şeklini yansıtır silûet olarak. Bir nevî haçı çağrıştırır. Hrıstiyân dünyâsının onu tercihi boşa değildir. </SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-ALIGN: center; TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal align=center><STRONG><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">ONLARA UYAR, BİZE ASLÂ!</SPAN></STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Aslında, özünü kaybetmiş, pratiğini unutmuş batı dünyâsının, kendi evren bilincini diri tutmak adına böylesi sembollere ağırlık vermesi anlaşılır bir tutumdur. Anlaşılır olmakta zorlanan şey, İslâm gibi Hak bir dîne mensup, yolu-yordamı net ve açık olan -sözüm ona- Müslümanların, birilerinin bilinçli olarak önümüze getirdiği bu safsatalara kapılıp, kendisini ve kötü örnek oldukları çocuklarıyle birlikte, ülkemizin pırlanta gençlerini sonu belirsiz mâcerâlara sürüklüyor olduğunun farkında olmamasıdır.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Farkında olmamız gereken bir şey varsa ömrün bir su gibi akıp gittiği ve bizlerin nişleyip, nittiği? eğer bir şey yapmak lâzımsa o da, Hz. Ömer'in(ra) her gün yaptığı şeyi hiç olmazsa yıllık olarak yapmaktır, yâni&nbsp;muhâsebedir. Efendimiz(SAV)in, "Hesâba çekilmeden önce kendinizi hesâba çekiniz!" sözüne kulak vermektir.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Zîrâ, hayat, öyle boşa ve bilinçsizce, verenden habersizce harcanacak bir şey değil, şuurla, hikmetle ve iyilikler, güzellikler, hizmetlerle dolu dolu değerlendirşlecek bir emânettir.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">ne mutlu, aylarını, yıllarını, günlerini, hattâ sâniyelerini bu şuurla&nbsp;değerlendirme gayretinde olanlara ves'selâm...</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P class=MsoNormal>&nbsp;</P></DIV>
<P>ORDU HAYAT GAZETESİ</P>
<P><FONT size=2>30.12.2010 </FONT><BR></P>]]></description><pubDate>3/26/2012</pubDate></item><item><title> YAZIYA DÂVET</title><link>http://www.nurikahraman.com.tr/blog.asp?id=352</link><description><![CDATA[<DIV id=haberdetay>
<P style="TEXT-ALIGN: center" class=MsoNormal align=center><B><SPAN style="FONT-SIZE: 26pt">YAZIYA DÂVET</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal>Sevgili okuyucular. Elinizde, şimdi gerçek âlemde bulunan büyüklerinize âit kâğıtlar, kalemler, kitaplar, defterler olsaydı onlara bir mîras gözüyle bakmaz, değer vermez miydiniz? Annenizin, babanızın, dedenizin ya da diğer büyüklerinizden herhangi birinin kaleminden çıkmış yazılar, bilgiler, defter notları olsaydı sevinmez miydiniz? Onlardan hâtıra bir kitap olsaydı da, o kitabın bir yerlerinde bırakınız notlarını, çiziktirmeleri, öylesine atılmış imzaları bile bulunsaydı bunlar sizin için bir değer ifâde etmez miydi? Onlarla iftihar etmez miydiniz?</P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Peki, onlar yapmamışlarsa siz bunu yapmak istemez misiniz? İşte, takvim ve ajanda günlerindeyiz. Onlardan bir tane edinsek, günü gününe bir şeyler yazsak. Olaylar, ya da hoşumuza giden sözler, hâtıralar, fıkralar yazsak, kötü mü olur? Âyet, Hadis, vecîze, atasözü, şiir vs. Ya da, televizyondan, radyodan, bir misâfirin anlattıklarından güzel seçmeler yapsanız da zaman ayırarak lûtfedip yazsanız, onlara zaman zaman baksanız, sevdiklerinizle paylaşsanız n’olur?</P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>“Yazacağız da n’olacak, kime faydası olur, kim okur ki?”</B> demeyiniz, dememelisiniz. Tüm bunların, en azından size faydası olur. Yazmakla oyalanır da, meselâ, vakti boşa geçirmekten kendinizi alıkoymuş olursunuz hiç olmazsa.</P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Bunun ötesinde, çocuklarınız ilerde o notlara bakarak sizi hatırlar. Güzel notlar tutmuşsanız, tekrar bile olsa, onları hatırlatmış olmaktan, büyüklük görevini yapmaktan dolayı sevap alırsınız. Bir de fâtiha okundumuydu bu vesîleyle, sizden mutlusu olmaz. Gözler kapandıktan sonra, onu açacak şey iyiliklerden ve de fâtihalardan başka ne olabilir ki?</P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Ama bizler, bizlere hediye olarak verilen ajandalara çoğu kez bir çizgi bile atmıyoruz. Bir yerlerde unutuluyor, atıntı muâmelesi görerek heder olup gidiyor. O zaman, onları niye alıp da, belki bir yazacak olanın önünde engel teşkil ediyoruz ki?</P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B><SPAN style="FONT-SIZE: 14pt">OKUMAK MI ZOR, YAZMAK MI? </SPAN></B></P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Sevgili okurlar. İşin aslına bakarsanız, hazır yazılmışları okumak bile zor, değil mi? Ne güzel, düşünmeden, taşınmadan, kafa yormadan seyretmek varken, kim uğraşır kitapla, kalemle, defterle? Evet, aynen öyle. Nefse hoş gelen bu! Kabul ediyorum. Zîrâ, bizim gibi, okuduğu zannedilenler için bile bu böyle. Biz de bâzen, yerel ya da ulusal gazeteleri tâkip edelim derken bir yazının daha yarısına gelmemişken pes ediyoruz.</P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Peki bir de yazmayı düşünün bakalım! Sizce yazmak daha mı kolaydır okumaktan? Tabiî, yazmak daha zor diyeceksiniz. Ama, yazan için belki de yazmak daha kolay olabilir. Orası istisnâ da olsa, ayrı mesele. Ancak, okumadan yazmak, yazmağa saygısızlıktır. Okumadan yazmak dâimâ yarımdır.</P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Ne olursa olsun, şu veyâ bu şekilde yazmak, sonuçta önemli bir şey. Artı bir değer. İlkokul mezunu bile olsanız, istediğiniz takdirde yazabilecekleriniz vardır ve de yazdıklarınız sizi büyütecektir. Farkınızı gösterecektir. </P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B><SPAN style="FONT-SIZE: 14pt">YER SOFRASI, GÖK SOFRASI... <SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></B></P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal>Peygâmber Efendimiz (SAV) de yazmayı tavsiye etmiştir.</P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Enes bin Mâlik (ra)’in rivâyet ettiği bir Hadîs-i Şerîf’e göre Efendimiz (SAV); </P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>“<B>İlmi yazarak (sağlama) bağlayın (kaybolmaktan koruyun).”</B></P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>buyurmuşlardır. Yine, Ashaptan biri Efendimiz(SAV)e gelerek;</P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>“YâRasûlâllâh! Hâfızam<SPAN>&nbsp; </SPAN>kuvvetini kaybetti. </B></P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><B><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>İşittiğim sözleri aklımda tutamıyorum!”</B> deyince, Efendimiz(SAV):</P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>“Sağ elinden faydalan!”</B> buyurdu. Adam tekrar:</P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>“Nasıl faydalanayım, ey Allâh’ın Rasûlü?”</B> deyince;</P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>“İşittiğin sözleri yazıp bir yere sakla!”</B> tavsiyesinde bulundu. <B>(Tirmizî)</B></P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Tamam da, neler yazacağız? Meselâ, hâtıra yazmak, ölümün elinden bir şeyler kurtarmaktır derler. Hakîkâten, nice ibretli, aydınlatıcı hâtıraları bulunan insanlar bunları alıp toprağa götürürler. Ne yazarlar, ne de birine anlatıp ta yazdırırlar. Hâlbuki yazmak, geleceğe mîras bırakmaktır. Güne şâhitlik etmektir. Öldükten sonra, bıraktıklarıyla 2. bir dünyâ hayâtı yaşamaktır.</P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Yazar çağının başta gelen tanığıdır. Çağına tanıklık etmek, geleceğe söz söylemek, çelik-çocuğuna ve gelecek nesillere ışık tutmak isteyen herkes yazmalıdır. Sonuçta yazılanlar, samîmiyet özlü ve hayır sözlü olduğu sürece, Hak katında kaybolmadığı gibi, halk yanında da zâyi olmayacaktır.</P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>Kendiniz yazabilirsiniz. Yazamıyorsanız, çocuklarınıza, torunlarınıza, ya da yazanlara yazdıra bilirsiniz. Yeter ki anlatacağınız şeyler olsun ki, illâki vardır. Yazının ve yazılanların yazgıya katkısı da unutulmamalıdır</B>. </P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B><SPAN style="FONT-SIZE: 14pt">YAZANLARIMIZA, YAZMAYANLARIMIZA...</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Başta, tüm yazarlarımıza, yazıyorken ara verenlere ve de siz okuyucularımıza sevgi ve saygıyla arz edilir. Yazıların çeşitlenmesini isteyenler bu çağrımıza özellikle kulak kabartmalıdırlar.<SPAN>&nbsp; </SPAN>Bu arada, <B>Recep Azaklı Ağabey’in, Dr.Beylerimizin yazılarını özledik.</B> </P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>İlgiyle okunan, adları ve muhtevâlarıyla gazetemize çeşniler katan <B>Yer Sofrası, Dem-lik, Şenhâneler, Akarsu</B> her nedense sukûta büründü. Bizler de, okuyucularımız da bunun farkındayız. Bu noktada bir şey söylememek için epey direndik. Ama, mevcutlarla birlikte yeni isimlerle, yeniliklerle yeniden ve tâzelenerek başlamak istiyoruz. </P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Değerli yazarlarımızı ve tüm sizleri, Ordumuzun kültür, sanat, edebiyât ve yazı âlemine katkı ve omuz vermeye dâvet ediyoruz. Bu anlamda yardımcı olmaya, fikir üretmeye, teklif getirmeye dâvet ediyoruz. Sayfalarımız ve gönüllerimiz herkese açık.</P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>Çocuklarımız, milletimiz ve ülkemiz adına, daha güzel bir gelecek; </B></P>
<P style="TEXT-ALIGN: justify" class=MsoNormal><B><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>yeni bir ruh ve heyecan için, “bilelim, bilesiniz, bilsinler” ves’selâm</B>…</P></DIV>
<P><BR>ORDU HAYAT GAZETESİ</P>
<P><FONT size=2>29.12.2010</FONT></P>]]></description><pubDate>3/26/2012</pubDate></item><item><title> ORDU AK PARTİ GÜLER Mİ, AĞLAR MI?</title><link>http://www.nurikahraman.com.tr/blog.asp?id=351</link><description><![CDATA[<P style="TEXT-ALIGN: center" class=MsoNormal align=center><B><SPAN style="FONT-SIZE: 20pt">ORDU AK PARTİ GÜLER Mİ, AĞLAR MI?!</SPAN></B></P>
<P class=MsoNormal>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çünkü, dünkü yazımızda da belirttiğimiz gibi, her ne kadar diğer partilerde bir yenilenme, eski-yeni tüm tüfekleri devreye sokma, soluklanma denemeleri olsa da hâlâ AkParti’nin, onunla baş edecek güçte legâl bir alternatifi yok. En azından, bu seçim için bu böyle. Dolayısıyla, AkParti’nin muhâlefeti yine kendi içinden çıkacak! </P>
<P style="TEXT-ALIGN: center" class=MsoNormal align=center><B><SPAN style="FONT-SIZE: 16pt">TAYYİP PARTİSİ!</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal>Bununla, AkParti bölünecek demek istemiyorum. Ufukta böyle bir şey gözükmüyor. İstikrar için, milletin-memleketin selâmeti adına, gözükmemeli de. Ama, <B>şunu kabul etmeliyiz ki, AkParti bir Tayyip Partisi.</B> Bu herkesin mâlumu. Gerisi teferruât. İnsanlar Tayyip diyor, sonra da Yâ Allâh, Bismillâh deyip mührü basıyor. </P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal>Fakat, şöyle bir durum, daha doğrusu bir handikap var ki; bir kısım insanlar, daha doğrusu etkili ve yetkililer bu gerçeği istismar ederek, oylar nasıl olsa AkParti’ye diyerek kötülüklerinde, daha doğrusu misyonu lekeleyecek davranışlarında ısrar edebiliyorlar. İşte bunlar, AkParti’nin kendi içindeki muhâlefeti olarak seçim sürecine girilen şu dönemde, mevcut yerini koruma adına, kötü siyâsetinin acımasız entrikalarını devreye sokmaya çalışabiliyorlar. </P>
<P style="TEXT-ALIGN: center; TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal align=center><B><SPAN style="FONT-SIZE: 16pt">AĞARTANLAR, KARARTANLAR…</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B>Demek istediğimiz, bu dönem mücâdele, Tayyib’in yüzünü ağartanlarla karartanlar arasında ve kıyasıya diyebileceğimiz bir şekilde olacak. Çünkü, kim ne derse desin, bu dönem AkParti’nin AkParti olarak son dönemidir. Mâlum, bal tutan parmağını yalasa da, insan bal da olsa, baldan da bıkıyor.</B> Değişik seslere kulak kabartmaya başlıyor. Zâten Tayyip Bey de bunu deklare etmişti. Önümüzdeki dönem yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi de bu anlamda belirleyici bir dönemeç olacaktır.</P>
<P style="TEXT-ALIGN: center; TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal align=center><B><SPAN style="FONT-SIZE: 16pt">BERİKİLER, ÖTEKİLER…</SPAN></B></P>
<P class=MsoNormal>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu anlamda Ordu’da iki çizgiden söz edilebilir. Berikiler mi, yoksa, öbürleri mi kazanacak; bunu zaman gösterecek. Bu konuda biraz egzersiz yapmak gerekirse; entelektüel kişiliği, diğerlerinden açık ara birikimi ve pozitif duruşuyla Ordu siyâsetinin dürüstlük, çalışkanlık ve hizmet bağlamında iz bırakanlarından olduğunu düşündüğümüz <B>Dr. Mehmet Hilmi Güler</B> değerlendirilmesi ve üzerinde durulması gereken isimlerin başında geliyor. Kişiliği ve yaşadıkları îtibârıyle çizgisi üzerinde kritikler yapılmasında fayda var.</P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal>Sayın bakanımız, yeniden görev verilmeyince, ister-istemez seçim bölgesiyle ilgilenmek durumunda kaldı. Daha ilk günlerde, fark ettiği en önemli şey, seçim sath-ı mahallini ne kadar çok ihmâl ettiği oldu.</P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B><SPAN>&nbsp;</SPAN>Her kese güleryüzlü davranan, o pozitif bakışlarını ve vücut dilinin letâfet ve nezâketini kimseden esirgemeyen, herkese mümin gönlüyle güven duyan sayın bakan, altındaki sandalye kayıp ta, boşlukta kalınca, memleketindeki sekmenli günler aklına geldi.</B> Efkârını dağıtmak üzere Karadeniz&nbsp; havası almasının iyi olacağını düşündü. Zîrâ, uzaktan uzağa da hava almaya, Ankaralarda yapayalnız kalmaya başlamıştı. </P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal>Biraz memleket havası koklayayım dedi ama, vaziyet hiç te tahmin etiği gibi çıkmadı. Bıraktığı zemin üzerinde gecekondular kurulmuştu. Üstüne üstlük bir de yer yer, mahalle mahalle, köy köy, bucak bucak kâhyalar oturtulmuştu. Arâzîler tümüyle zilyed edilmişti.</P>
<P style="TEXT-ALIGN: center; TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal align=center><B><SPAN style="FONT-SIZE: 16pt">SİYÂSET, İLİM ve de FİLİM!</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B>Hem, burada ilim de geçmiyordu. Burada ne yapacaksın; artistlik yapacaksın! Yakışıklı, boylu-poslu olacaksın. Âile geçmişinde ağalık olacak. Arkanda dağlar olacak. Elin silah tutacak. Entrika bileceksin.</B> Film çevirmeyi becereceksin. Siyâsetin doğasında doğallık yok. iş bileceksin. Tarz geliştireceksin. Tutum sergileyeceksin. Hesaplı-kitaplı davranacaksın.</P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal>Ayrıca, Ordu bir turizm kenti. Bu anlamda bir sıralama yapılacak olsa; <B>Antalya bir, Ordu iki. İstersen palmiyelere bak.</B> Ordu kendisine misyon olarak turizm kenti olmayı biçti. Kendisine yol ve hedef olarak belirlediği ufuk bu. Doğru olan ve uyan da buydu. Karar isâbetliydi. Bu, ne demek; sanat demek, kültür demek, film demek, Sinema, tiyatro, festival demek. </P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B>Tüm bunlar, her şeyden önce rol demek. Senaryo demek. Ordu’nun doğası bu. </B></P>
<P class=MsoNormal>Evet, Ordu’da durum bu merkezde gibi gözüküyor. Bilenler zâten biliyor ve de ne demek istediğimizi anlıyor da, asıl sözlerimizin bir miktarı da, bu yeni dönemde devreye girmek isteyen arkadaşlara.<B> </B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B>Yüce Rabbimiz, ülke siyâsetini ve de memleket ufuklarını ağartma çabasında olanların yardımcısı olsun. Son yıllarda açılmaya başlayan ümit ufuklarını, karanlık emelleri uğruna karartmaktan çekinmeyenlerin şerrinden de korusun ves’selâm...</B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><STRONG></STRONG>&nbsp;</P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><STRONG>ORDU HAYAT GAZETESİ</STRONG></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><FONT size=2>28.12.2010</FONT></P>]]></description><pubDate>3/26/2012</pubDate></item><item><title> SİYASET KIZIŞIYOR MU?</title><link>http://www.nurikahraman.com.tr/blog.asp?id=350</link><description><![CDATA[<DIV id=haberdetay>
<P style="TEXT-ALIGN: center" class=ecxmsonormal align=center><FONT face="Times New Roman"><B><SPAN style="COLOR: black; FONT-SIZE: 20pt">SİYASET KIZIŞIYOR MU?</SPAN></B><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Tahoma','sans-serif'; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 20pt"></SPAN></FONT></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><FONT size=3><FONT face="Times New Roman"><SPAN style="COLOR: black">Elbetteki! Hâlâ da kızışmasın mı? Şunun şurasında seçime ne kaldı ki? Siyâset zâten fokur fokur da, günler yaklaştıkça bâzı patlamalar, kütlemeler oluyor; o kadar. Hem kızışma olmazsa siyâsetin tadı mı olur? Bu sonuçta siyâset. Bir güç oyunu. Bu iş bir takla işi. Takvâ olacak değil ya!</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Tahoma','sans-serif'; COLOR: #2a2a2a"></SPAN></FONT></FONT></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><FONT size=3><FONT face="Times New Roman"><SPAN style="COLOR: black">Özellikle Ordu siyâseti bağlamında <B>Eyüp Fatsa</B>’nın genel merkezdeki görev değişikliği ve biraz köye dönüp tabana ağırlık verişi dolayısıyle başlayan arâzi, mülkiyet ve de hâkimiyet mücâdeleleri alttan alta devam ederken, bu arada <B>M.Hilmi GÜLER</B>’in de bakanlıktan ayrılmasıyla iş tamâmen saha ve yetki harbine dönüştü.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Tahoma','sans-serif'; COLOR: #2a2a2a"></SPAN></FONT></FONT></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: black"><FONT size=3><FONT face="Times New Roman">İşte, gel de şimdi mücâdele kızışmasındı?! Ama, işler zordu. Ayak oyunlarına pek aklı ermezdi. <STRONG>Tayyip çağırmasa ve ona güvenmese siyâsete de girmezdi. Hayâtı hep okuma peşinde, büyük şehirlerde geçmişti. Ama, o artık şimdi bir siyâsetçiydi. Bunu anlamış olmalıydı. Yoksa, işin şakası yoktu. </STRONG>Ne Ankara’daki, ne de Ordu’daki siyâset göz yaşına bakacak gibi değildi. İş başa düşmüştü.</FONT></FONT></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><FONT size=3><FONT face="Times New Roman"><SPAN style="COLOR: black">Şimdi, çârenin ocağı-bucağı memleketti. Anası-babası vatandaşlardı. Makam-mevkî sâhibiyken, işlerinin çokluğu dolayısıyle, birileriyle selam gönderip işi götürüyordu. Yerine ulaşsa da ulaşmasa da, yapacağı herhangi bir şey yoktu. Hem, kuşku duymak için sebep de yoktu!</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Tahoma','sans-serif'; COLOR: #2a2a2a"></SPAN></FONT></FONT></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><FONT size=3><FONT face="Times New Roman"><SPAN style="COLOR: black">Sayın Bakan, makamdan düşünce rakamların zannettiği gibi olmadığını keşfetti. İsminin başında Dr. titri vardı. Öyle mütevazı durduğuna bakmayın. O gözlükler durup dururken kalınlaşmadı. O bir bilim adamı. Hem de sahasında otorite. Ama, siyâset farklı şey. Hele de Ordu siyâseti. Bilimsel konularda çözemeyeceği şey yoktu belki ama, kendi memleketi Ordu, adı üstünde zor bir yerdi.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Tahoma','sans-serif'; COLOR: #2a2a2a"></SPAN></FONT></FONT></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: black"><FONT size=3><FONT face="Times New Roman"><STRONG>Ordu siyâsetinde son iki haftadır somutlaşan disiplin olayları büyük depremlerin habercisi. Ordu siyâseti sancılı. Dedikodular ve memnuniyetsizlikler ayyukta. Bunun böyle gitmeyeceği anlaşılıyor. AkParti hariç her yerde yenilikler var. İktidar partisi aynı kalamaz. Bence, özelde Ordu bağlamında sancı bu arayıştan kaynaklanıyor.</STRONG></FONT></FONT></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: black"><FONT size=3><FONT face="Times New Roman">Aykırı seslerin kalite ve samîmiyeti de ayrı bir mesele olabilir. Ancak, susturmaya çalışanlar dürüstlüğün neresinde olduklarını iyi test etmeden yoktan yere kendilerini de partiyi de şâibelerle gündeme taşımamalılar. Hele, konuşanların yeni konuşmadığı bir yerde, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu kabîlinden girişimlerle sonuç alınacağı, netîce îtibârıyle kimselerin mutlu olacağı zannedilmesin.</FONT></FONT></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: black"><FONT size=3><FONT face="Times New Roman"><STRONG>Beyler; sıkıntınızın farkındayız. Ama milletin de sizlerden sıkılmış olabileceği ihtimâlini göz önünde bulundurmalısınız. Aslında, olan-bitenleri soğukkanlılıkla karşılayıp pişkinliğe vurarak, şişkinlikler belli edilmese, daha asil bir şey yapılmış olamaz mı? Hem sizler hem de parti için. Çünkü, böyle şeyler konuşuldukça, altından çapanoğlu çıkmayacağından emin olacak kadar kendinize güvenebiliyor musunuz?</STRONG></FONT></FONT></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: black"><FONT size=3><FONT face="Times New Roman">Sâdece kendiniz adına değil, partiniz adına da yapmış olduğunuz tüm bu ve benzeri işlemlerde, öteden beri yaptığınız icraatlara, hizmetinize, adâletinize, samîmiyetinize güveniyorsanız mesele yok. Yolunuz açık olsun. Yanlışlık konusunda hassas olup ta ayıklamak istiyorsanız, ne âlâ. Aksi olursa, kimse bunu yutmaz. Silâh ters tepebilir!</FONT></FONT></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: black"><FONT size=3><FONT face="Times New Roman">Bana sorarsanız, burada sonuç nasıl çıkarsa çıksın, tüm bunlar boşa debelenmeden başka bir şey gibi görünmüyor. Sözlerini unutup ta torunlarını uyuttuğumuzu zannettiğimiz büyükler; korkunun ecele faydası yoktur demişlerdir. </FONT></FONT></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="COLOR: black"><FONT size=3><FONT face="Times New Roman"><STRONG>Beyler, kendinize de, partiye de, milletin ümitlerine de zerre zarar verecek böylesi ağzı ve de tarzı bozuk davranışlardan uzak durun. Hepinize söylüyorum: Kendi ihtiraslarınız için, memleketin mukadderâtıyla oynamayın. Bizden hatırlatması ves’selâm… </STRONG></FONT></FONT></SPAN></P></DIV>
<P><BR>ORDU HAYAT GAZETESİ</P>
<P><FONT size=2>27.12.2010</FONT></P>]]></description><pubDate>3/26/2012</pubDate></item><item><title> OLAYLI YOLCULUK..</title><link>http://www.nurikahraman.com.tr/blog.asp?id=349</link><description><![CDATA[<P><IMG border=0 hspace=0 alt="" src="galeri/9818384051.jpg"></P>
<P style="TEXT-ALIGN: center" class=MsoNormal align=center><B><SPAN style="COLOR: black; FONT-SIZE: 20pt">“OLAY”LI YOLCULUK…</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black">Cumartesi’yi <B>“Suya Bakan Adam Günü!”</B> îlan ettik ya; önce bunu kendimiz uygulayalım istedik. Havâlar da gerçekten çok çok güzeldi. <B>Yusuf Kerem</B>’le birlikte vurduk yola. Yeni Fidangör’ün üst taraflarından girdik. <B>Köprübaşı</B>’dan <B>Tahıl Pazarı</B>’na doğru, dala-bata gidiyoruz.</SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B><SPAN style="COLOR: black">O da benim gibi çarşı deyince aklına kitabevleri gelenlerden. Bunu o gün anladım.</SPAN></B><SPAN style="COLOR: black"> Aklına bir-kaç kitap takmış. Nerede kitabevi görse, girelim diyor. Giriyoruz. Çarşı da çok kalabalık. Herkes, havanın büyüsüne kapılarak kendini kapıya atmış gibi. Veyâ, bizim geçen günkü yazımızı okuyan-okumayan düşmüş yollara! </SPAN></P>
<P style="TEXT-ALIGN: center; TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal align=center><B><SPAN style="COLOR: black; FONT-SIZE: 16pt">KAYIP ARANIYOR!</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B><SPAN style="COLOR: black">İşin şakası bu, fakat gerçeği de şu ki, bir ara Yûsuf’la birbirimizi bile kaybettik.</SPAN></B><SPAN style="COLOR: black"> Nasıl olduysa, elimden kurtulmuş. İlk başta panik de yapmadım gûyâ. Sağa-sola, ileriye-geriye bakıyorum. Ama, dediğimiz gibi öylesine kalabalık ki, iğne atsanız yere düşmüyor. Neredeyse adım atamıyorsunuz. Telâş da olunca, aralardan geçmek zorun zoru oluyor. Ne kadar bakarsanız bakın, iki adım öteyi görme şansınız da zayıf. </SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B><SPAN style="COLOR: black">Meğer, çok yakınımdaymış. Az geride, benden kurtulup da, bulamayınca mızıldanmaya başlamış.</SPAN></B><SPAN style="COLOR: black"> Hemen orada birilerinin dikkâtini çekmiş. Baktım oturuyorlar. Baylı-bayanlı bir-kaç kişi birlikte, kenardalar. Ânında ilgilenmişler sağolsunlar. Kendileri de sivil polismişler. Allâh râzı olsun. Çocuk, heyecandan mı nedir, telefon numaramızı da hatırlayamamış! Aslında o tür şeyleri çok bilirdi. İşte, böyle bir durum da yaşadık. </SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B><SPAN style="COLOR: black">Rabbim, cümlemize birbirimize iyi sâhip çıkmayı, kendilerimize ve çevremize mukayyet olmayı ve de her zaman ve hâlükârda birbirlerimizin değerlerini bilmeyi nasîp eylesin. Kimselere taşıyamayacağı yükler yüklemesin. Âmin.</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black">Yalı Câmi’de ikindiyi edâ ettikten sonra yolun karşısına geçtik. Yûsuf’un önce uzaklardaki rıhtım dikkâtini çekti:</SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN-LEFT: 53.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>-<SPAN style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></SPAN><B><SPAN style="COLOR: black">Oradaki gemi mi baba? Üzerinde vinç mi görünüyor? O ne işe yarıyor?</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN-LEFT: 53.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>-<SPAN style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></SPAN><B><SPAN style="COLOR: black">Evet oğlum. Onunla yük indirip-bindiriyorlar.</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN-LEFT: 35.4pt" class=MsoNormal align=center><B><SPAN style="COLOR: black; FONT-SIZE: 16pt">BOYACI KARDEŞLER…</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black">Derken, denizin kıyısına kadar yaklaştık. O arada bir çocuk, elinde -kendi yapması olacak- derme-çatma bir sandık;</SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN-LEFT: 53.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>-<SPAN style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></SPAN><B><SPAN style="COLOR: black">Boyayalım âbi! diyerek gelip karşımıza dikildi.</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN-LEFT: 53.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>-<SPAN style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></SPAN><B><SPAN style="COLOR: black">Çok isterdim ama, vakit müsâit değil, şöyle biraz dolaşıp döneceğiz!</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN-LEFT: 53.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>-<SPAN style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></SPAN><B><SPAN style="COLOR: black">Olsun âbi, biz de şöyle bir tozunu alırız. Fazla zamanınızı almayız!</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN-LEFT: 53.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>-<SPAN style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></SPAN><B><SPAN style="COLOR: black">Peki öyleyse, hadi bakalım! Kaça boyuyorsun?</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN-LEFT: 53.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>-<SPAN style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></SPAN><B><SPAN style="COLOR: black">Gönlünüzden ne koparsa âbi. Bir şey takdir edersiniz!</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black">Çocuk küçük ama, ağız tam esnaf ağzı. Bu arada Yûsuf denizin büyüsüne kapıldı. Tam kıyısına varıyor. Dalga gelirken geri çekiliyor. Eline taş alıp fırlatıyor ileriye doğru. Kenardaki küçük kayalıkların üzerine çıkıyor. O arada biraz daha büyük görünen bir boyacı daha geliyor sandığıyla. </SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN-LEFT: 53.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>-<SPAN style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></SPAN><B><SPAN style="COLOR: black">Selâmün Aleyküm!</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN-LEFT: 53.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>-<SPAN style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></SPAN><B><SPAN style="COLOR: black">Aleykümselâm! Ne güzel bak, adam gibi selâm da veriyorsun!</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN-LEFT: 53.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>-<SPAN style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></SPAN><B><SPAN style="COLOR: black">Verilmez mi ağabey, selâm Allâh’ın selâmı!</SPAN></B></P>
<P class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black">Çocuğun selâm şuuru hoşuma gidiyor. Görüntü ve konuşmalarından hissettiğim kadarıyle soruyorum:</SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN-LEFT: 53.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>-<SPAN style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></SPAN><B><SPAN style="COLOR: black">Siz nerelisiniz, Sakaryalı mı? </SPAN></B><SPAN style="COLOR: black">Aslında Adapazarı demeliydim; gelmedi aklıma.</SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN-LEFT: 53.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>-<SPAN style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></SPAN><B><SPAN style="COLOR: black">Hayır, İzmitli!</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN-LEFT: 53.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>-<SPAN style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></SPAN><B><SPAN style="COLOR: black">Bu arkadaşın nereli?</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN-LEFT: 53.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>-<SPAN style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></SPAN><B><SPAN style="COLOR: black">O da öyle. Zâten biz kardeşiz. Benim adım Hasan, onunki Mehmet.</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN-LEFT: 53.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>-<SPAN style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></SPAN><B><SPAN style="COLOR: black">Okula gidiyor musunuz?</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN-LEFT: 53.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>-<SPAN style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></SPAN><B><SPAN style="COLOR: black">Hayır!</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black">Buna da hayret ettim. Fazla da kurcalamadım. İkisi de ilköğretim yaşında olmalılar. Özellikle küçüğü. Şimdi hâlâ, hem de şehrin göbeğinde okula gitmeme diye bir şeyler var mı?</SPAN></P>
<P style="TEXT-ALIGN: center; TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal align=center><B><SPAN style="COLOR: black; FONT-SIZE: 16pt">ASLINDA, BOYASIZ OLMAZ!</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black">Her neyse, sonuçta iyi de oldu. Bir nevî vâfuk oldu da diyebiliriz. Çünkü, biraz sonra <B>Olay Gazetesi</B>’ne uğrayacağız. 20. Yıl kutlamaları var. Yarın da bir Samsun yolculuğu, Allâh izin verirse. Çocuklara müteşekkirim. </SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black">En son, boyacı kardeşlerin fotoğraflarını da çektik. Karta bastırırsak oradaki büfeye bırakmamızı, kendilerinin de oradan alabileceklerini söylediler; ayrıldık. Rabbim yol ve bahtlarını açık eylesin, hayırlısından, inşâllâh…</SPAN></P>
<P class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>Yûsuf’la biraz daha dolaştık oralarda. Kayaların üstünde, suya taş atarken fotoğraf çektittirdi bana. İskeleye koştu.</B> Oralarda da fotoğraflaştık. Bizim gibi fotoğraf çekenler, baba-oğul, arkadaş-arkadaşa ya da âilece dolaşanlar çoktu. Kimileri parklarda oturuyorlardı. Tanışlara da çok denk geldik. Hattâ birisiyle havanın güzelliğinden konuşurken;</SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN-LEFT: 53.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>-<SPAN style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></SPAN><B><SPAN style="COLOR: black">Bizimkiler dün denizde yüzmüşler bile!</SPAN></B><SPAN style="COLOR: black"> dedi. </SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black">Evet, birkaç gündür havalar hakîkâten yazdan kalma gibi. Hattâ bugün de öyle. Ama, bu, arılar için hiç de iyi değilmiş. <B>Ordu Arıcılar Birliği Başkanı Necâti Aydın,</B> mevsim normallerinin üzerindeki hava sıcaklıklarının arılara zarar verdiğini belirtiyor. </SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black">Fındık için nasıl acabâ? Ne desek yalan. Sonuçta, Allâh’ın dediği oluyor. Önemli olan verilene râzı olup, hazırını lâyıkıyle değerlendirmek. Rabbimiz bizlere, her hâlükârda inanç bilinciyle hareket etmeyi nasîp eylesin.</SPAN></P>
<P style="TEXT-ALIGN: center; TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal align=center><B><SPAN style="COLOR: black; FONT-SIZE: 16pt">“OLAY” ZAMÂNI</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black">Evet, oradan dolmuşa binip <B>Olay Gazetesi</B>’ne geçtik <B>Yûsuf</B>’la. Daha uzaktan, yoldan bakınca etrafın çelenklerle kuşatıldığı gözüküyordu. Balonlar, süslemeler; tam bir şenlik görüntüsü. Elemanlar tam kadro orada. Hepsi de şık ve pozitifler. Daha kapıda karşıladılar bizi. Her taraf ziyâretçilerle dolu. Zeki Bey’e haber verdiler. Yanımıza geldi. Bir süre kent, sorumluluk, bağımsızlık, siyâset, belediye, gazete, gazetecilik bağlamında sohbetler ettik. </SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B><SPAN style="COLOR: black">İkramlar, muhabbetler, değerlendirmeler, 20. yılın haklı gurur ve sevincini tebessüm olarak yansıtıyordu. Bugün burada sâir günlerin ticârî atmosferinden öte bir<SPAN>&nbsp; </SPAN>hava vardı. Sanki duvarların bile yüzü gülüyordu.</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B><SPAN style="COLOR: black">Zeki Bey</SPAN></B><SPAN style="COLOR: black"> ve kadrosunu, öncelikle imkânları, kâbiliyetleri, özel durum ve konumları îtibârıyle yayıncılıktaki avantajları, gazetecilikteki yerleri, gelenekleri, performans ve fonksiyonları, yüklendikleri misyonlar, geçmişte yaptıkları, gelecekte yapabilecekleri noktasında tebrik edip başarılar diledik. En son;</SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN-LEFT: 53.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>-<SPAN style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></SPAN><B><SPAN style="COLOR: black">“Nice 20 yıllara!”</SPAN></B><SPAN style="COLOR: black"> diyerek sohbeti noktaladık. Onlar da;</SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: -18pt; MARGIN-LEFT: 53.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><SPAN>-<SPAN style="FONT: 7pt 'Times New Roman'">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></SPAN><B><SPAN style="COLOR: black">“Siz de görün!”</SPAN></B><SPAN style="COLOR: black"> dilekleriyle mukâbele ettiler. </SPAN></P>
<P style="MARGIN-LEFT: 35.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black">Öylece oradan ayrıldık. Aynı dileklerimizi buradan da yine tekrarlıyoruz.</SPAN></P>
<P style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN-LEFT: 35.4pt" class=MsoNormal align=center><B><SPAN style="COLOR: black; FONT-SIZE: 16pt">NİCE YILLARA, AMA…</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B><SPAN style="COLOR: black">Sevgili okurlar! Bütün bunlar üzerine, son söz olarak diyoruz ki; biz gazeteler </SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B><SPAN style="COLOR: black">ve tüm siz okuyucular olarak hepimiz, kendi çaplarımızda üzerlerimize düşenleri</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B><SPAN style="COLOR: black">hayırlısıyla ve de lâyıkıyla yapabildiğimiz nice güzel yılları hep birlikte görelim, </SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B><SPAN style="COLOR: black">böylelikle, dünyânın da, âhiretin de saâdetlerine erelim –inşâllâh- ves’selâm...</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B><SPAN style="COLOR: black"></SPAN></B>&nbsp;</P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B><SPAN style="COLOR: black">ORDU HAYAT GAZETESİ</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: black"><FONT size=2>26.12.2010</FONT></SPAN></P>]]></description><pubDate>3/26/2012</pubDate></item><item><title> SUYA BAKAN ADAM GÜNÜ..</title><link>http://www.nurikahraman.com.tr/blog.asp?id=348</link><description><![CDATA[<P style="TEXT-ALIGN: center" class=MsoNormal align=center><B><SPAN style="FONT-SIZE: 20pt">“SUYA BAKAN ADAM” GÜNÜ…</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal>Sevgili okurlar. Ulusal medyanın <B>“şok şok şok!”</B> türü haberlerine kapılarak bizler de geçtiğimiz hafta biraz soğuyan havanın kar getireceğini düşünürken, gündüzler îtibâriyle neredeyse yaz mevsimi geriye dönmüşüz gibi bir hâl var. </P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B>İsterseniz bu gün, eğer bir işimiz yok ta köye falan da gitmeyip, orada burada savsaklanacaksak, en iyisi, âile efrâdı ya da sevdiklerimizle berâber, güzelim sâhilimizde şöyle bir tur atalım. </B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal>Denize bakalım. Martıları izleyelim. Hava kapalı, hattâ yağmurlu olsa ne yazar? Çocukluğumuzdaki, o, denizlere doğru en içli şarkıları söylediğimiz duru günleri yâd etmemize engel teşkil edebilir mi?</P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B>Doğayla ve doğamızla buluşalım. Temiz havayla koklaşalım. Sâkin ya da hırçın; o güzelim dalgaların merâmını anlamaya çalışalım.</B> Buna ihtiyâcımız var. Burnumuzun dibindeki nîmetin farkında değiliz. İşe-güce, siyâsete, dizilere, şamataya öylesine kapıldık ki, neredeyse kendimizi, yaşadığımız yöreyi bile unuttuk.</P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B>Bir düşünün. Nice insan deniz deniz diye can atarken, suya hasret duyarken biz denizli bir ilde yaşadığımızdan habersiz gibiyiz.</B> Şehrin gürültüleri, sokağın patırtıları, tuşların tıkırtıları, ekranların hakırtıları alıyor bizden bizi. Başka âlemlere, olmadık yerlere götürüyor. Öyle umuyorum ki, kıyıların nâzik dokunuşları sizi size getirecektir.</P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B>Hele bir de, gönlünüzü açabilirseniz ufuklara doğru, sonsuzluğun kapılarının açıldığını hissedeceksiniz.</B> İşte o zaman içinizden bir şeyler mırıldanmak gelecek.<SPAN>&nbsp; </SPAN>Şiir söylemek de olabilir. İşte burada, tam da bu havaya göre bir şiir var. Sâhilde bir banka oturup bu şiiri okuduğunuzda duygularınızın güvercinlerle birlikte uçuştuğunu, gönlünüzün sevgilerle tutuştuğunu görebilirsiniz.</P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal>Şiir, bizim kuşağın yetkin şâirlerinden <B>Sadettin Kaplan</B>’a âit. Merkezi <B>İstanbul</B>’da bulunan ve yakında kentimizde de faaliyete başlayacak olan <B>Dil ve Edebiyat Derneği</B>’nin aylık dergisinde ayın şiiri olarak yayınlanmış. Biz, derneğin internet sitesinden aldık. Bir güzel hafta sonu hediyesi olarak paylaşıyoruz. </P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal>Sevgili okurlar! Bu gün bizler de bir <B>Suya Bakan Adam</B> olmaya çalışalım. Bakalım nasıl olacak? Bizde de aynı duyguları mı canlandıracak deniz; yoksa çok daha farklı hisler yaşayacağız? Her hâlükârda bir duygu denzinin dalgalarında yüzeceğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz. İşte şiir derken;</P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B>Şiirli, şuurlu, şiarlı günler dileğiyle, sevgiler, saygılar sunuyoruz; ves’selâm…</B></P>
<P class=MsoNormal><B><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></B><B><SPAN style="FONT-SIZE: 16pt">Suya Bakan Adam</SPAN></B></P>
<P class=MsoNormal><B>Güneş bir mızrağın ucundaydı batı ufkunda</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Ufuksuz dağların eteğindeydi geceler</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Çok uzak bir çölde kum içiyordu bir yılan</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Çok uzak bir sahilde şimşek çakıyordu</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Bir adam oturmuş suya bakıyordu</B></P>
<P class=MsoNormal><B>&nbsp;</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Mızrap hep aynı tele vuruyordu aynı türkülerle</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Türküsüz dudaklarda pıtraklaşıyordu bozkır</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Al türküler kanatlarındaydı allı turnaların</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Bir gölge gölgesinde gölgeleri yıkıyordu</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Bir adam oturmuş suya bakıyordu</B></P>
<P class=MsoNormal><B>&nbsp;</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Kalem kırılmak üzereydi o son yazıda</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Yazısız kitapları okurken kitapsızlar</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Çok susmuştu saçaktaki son serçe</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Çok susamış bir şarkıyı şakıyordu</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Bir adam oturmuş suya bakıyordu</B></P>
<P class=MsoNormal><B>&nbsp;</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Su akıp gidiyordu gözlerinin önünden</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Önünden kervan geçmeyen handa sayrıydı akıl</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Çok beklemişti özüne öncü olacak başı</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Her düşünce çıngısı bir düşü yakıyordu</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Bir adam oturmuş suya bakıyordu</B></P>
<P class=MsoNormal><B>&nbsp;</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Karanlık çemkiriyordu suyun öte yakasında</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Yakası yırtılmamış yakamoz yoktu suda</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Çok derinlerde bir cadı ateşin başında</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Çok başlı bir yılana günleri takıyordu</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Bir adam oturmuş suya bakıyordu</B></P>
<P class=MsoNormal><B>&nbsp;</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Ve yanıyordu son umut akşamın son ateşinde</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Ateşine can adanan kara külhanlar aşkına</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Sular susamışlardı bir adam gölgesine</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Oysa adamın gölgesi gönlüne akıyordu</B></P>
<P class=MsoNormal><B>Bir adam oturmuş suya bakıyordu</B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><B>Sadettin Kaplan</B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><STRONG></STRONG>&nbsp;</P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><STRONG>ORDU HAYAT GAZETESİ</STRONG></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=MsoNormal><FONT size=2>24.12.2010</FONT></P>]]></description><pubDate>3/26/2012</pubDate></item><item><title> YOLCULUK ve MAHALLE BASKISI</title><link>http://www.nurikahraman.com.tr/blog.asp?id=347</link><description><![CDATA[<STRONG><FONT size=5>YOLCULUK ve MAHALLE BASKISI</FONT></STRONG> 
<P class=MsoNormal><STRONG>“Yolculuk kişinin ahlâkî durumunu ortaya çıkarır</STRONG>.”mış. Bu, belki yol arkadaşlığı bağlamında söylenmiş bir sözdür daha çok. Ya da, arkadaş seçerken başvurulabilecek bir kriter olarak ortaya konulmuştur.</P>
<P class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Büyükler bunu çeşit çeşit şekillerde dile getirirler. Bir insanı tanımak için birlikte <B>“3 kilo tuz yemen lâzım!” </B>derler meselâ. Veyâ<B>, “3 çit darı yemeniz lâzım!”</B> derler. “Uzun bir yolculuğa çıkman gerekir” derler. Buradan, anlaşılması gereken, bir insanın, eğer yol arkadaşlığı yapılmamışsa gerçek anlamda tanınmış olamayacağı gerçeğidir.</P>
<P class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Aslında bunu şöyle anlamak ta mümkündür<B>: Kişinin kendini tanıyabilmesi de biraz yolculukla ilgilidir. Zîrâ, insanın çevresi onun bir havuzudur. Barınağı olmak yanında korunağıdır da aynı zamanda.</B> Orada, tanıdık-bildik çevre ve insanlar arasında kendini daha çok güvende hissettiği gibi, her anlamda kontrolde de olduğunu düşünür. Hareketlerini de, çevrenin teâmül ve temâyüllerine göre belirler. Ondan da öte, farkında olmadan bir akış şekillenir yâni. Böylece, çok gönlüne göre olmasa da kendince bir orta yol düzeni tutturulmuş olur. Sisteme uyulup, öylece yaşanılıp gidilir.</P>
<P class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B><SPAN style="FONT-SIZE: 14pt">SEFÂ MI, VEFÂ MI?</SPAN></B></P>
<P class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>Gel gör ki, o havuzdan çıkıp, mahalleden sıyrılıp ta, -tâbiri câizse- gözden ırak yerlere gidilince aynı düzen devam eder mi? Elbetteki etmez. Etmemelidir de!</B> Çünkü, o yolculuğun insana etki ve katkıları kaçınılmaz olmalı. Ama, meşhur türkümüzde geçtiği gibi;</P>
<P class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>“Yârim, İstanbul’u mesken mi tuttun?!</B></P>
<P class=MsoNormal><B><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Gördün güzelleri, beni unuttun aman!”</B></P>
<P class=MsoNormal>şeklinde de olmamalı. Nereye gidilirse gidilsin sıla unutulmamalı, serden geçilmeli ama yârdan geçilmemeli. Sefâ yolu ihtiyâr edilip de, vefâ es geçilmemeli. Hem dünyevî, hem de uhrevî anlamdaki <B>AHDE VEFÂ</B> kavramı hiçbir zaman göz ardı edilmemeli. Vefâdan kopanlar belirsizliklere, sonu gelmez gurbetlere savrulur çünkü.</P>
<P class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Ama durum<B>, Pir Sultan ABDAL’ın</B>;</P>
<P class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>Dostum beni ısmarlamış gel diye;</B></P>
<P class=MsoNormal><B><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Gideceğim ammâ yol bozuk, bozuk!</B></P>
<P class=MsoNormal>dediği gibi olursa n’olacak? derseniz; o zaman kişinin, kendisine daha bir mukayyet olmağa çalışması gerektiği açık. Kendini sabırla, sebatla, metânet ve istikâmet duygusuyla donatacak. Ona göre çevre, yol, hâl ve gidiş belirleyecek. </P>
<P class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;</SPAN>HAVUZ ve ŞAVUL</P>
<P class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>Fakat, kim ne derse desin; her yolculuk insanda bir tâzelenme, kabuğunu kırma, yeniliklere açılma hissi verir.</B> Hattâ saçılmaya bile teşvik eder! Bir nevî kanatlandırır. Kıyıda-köşede kalmış, şu ya da bu şekilde bastırılmış, beklemeye bırakılmış duygularını da ayaklandırabilir. Bu olumlu yönde olabileceği gibi olumsuz da olabilir tabiî.Burada âile terbiyesi ve eğitimin etkisi kendini belli eder.</P>
<P class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>Kimi yolculuklar vardır ki, gerçek yolu, SIRÂT-I MÜSTAKÎM'i buldurur. Kimi yolculuklar da vardır ki, yol kaybettirir Allâh(CC) korusun. Nice gurbetçiler daha iyi hâllerle gelirler sılaya. Niceleri de, daha yozlaşmış olarak dönerler. Bu da bir nasip-kısmet meselesi.</B></P>
<P class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Bu şuurda olunduğu, Allâh’ın ipi olan Kur’an’a sımsıkı tutunulduğu sürece, nereye uçarsanız uçunuz, nereye göçerseniz göçünüz, o ip sizin Hak binânızın şavulu olur, dünyânızın da, âhiretinizin de mutluluk yuvalarını tesis edebilmenizi sağlar. Aksi hâlde, savrulur gidersiniz meçhûllere doğru.</P>
<P class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></P>
<P class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B><SPAN style="FONT-SIZE: 14pt">GELİŞMELER ve de ÇELİŞMELER</SPAN></B></P>
<P class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>Ülkemizde gözle görülür hızlı gelişmeler var. Dünyânın bir ucundaki bir yenilik hemen yanıbaşımızda bitiveriyor. </B>Çoğu defâ bu çabukluk, millete hizmet etme, ona açılım sağlama duygusundan kaynaklanıyor. Ama, insanlar onu iyiye de, kötüye de kullanabiliyor. Bu<SPAN>&nbsp; </SPAN>noktada, yöneticilerin yapabileceği şeyler oldukça sınırlı. Çünkü, şer cephesi çok sinirli! Ahlâkî bir dileğinizi dillendirseniz, sizi hemen çağdışılıktan başlayıp<B>, “muâsır medeniyet baskısı”</B>na tâbî tutuyorlar. Siz de ister-istemez tutulup kalıyorsunuz.</P>
<P class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>Yaptığım son il dışı yolculukta el kaldırıp bindiğim otobüsün her koltuğunda televizyon vardı. Belirlenmiş 15 kanal var. Ayrıca müzik kanalları var. İstediğinizi seçebiliyorsunuz. Yazın gittiğimde böyle şeyler yoktu. Dönüşteki otobüste de aynı şekildeydi. Beriden öte bakıyorsunuz, herkes değişik kanallar izliyor. Kimi spor, kimi dizi. Kimisi de haber program.</P>
<P class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></P>
<P class=MsoNormal><B><SPAN style="FONT-SIZE: 14pt"><SPAN>&nbsp;</SPAN><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>SUS-PUS, TUZ-BUZ! </SPAN></B></P>
<P class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>Söylemek istediğim, eskiden, iyi-kötü insanlar otobüslerde tanışırlardı. Birbirlerinin yüzüne bakarlar, azdan-çoktan sohbet ederlerdi.</B> Milletten, memleketten, yerden-yurttan, çelikten-çocuktan konuşurlardı. Dertleşir, söyleşirlerdi. O da kalktı. Hattâ, buralardaki muhabbetleri konu edinip <B>OTOBÜSNÂME</B> adlı kitap yazanlar bile vardı. Şu televizyon denen şey aramıza fitne sokmadı direkt olarak belki ama, bizi muhabbetten kopardı. Gitgide iyice yalnızlaşıyoruz. Tuz-buzlaşıyoruz. Rabbim, türmedaan, yâni darmadağınık olmaktan korusun!</P>
<P class=MsoNormal><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN><B>Sevgili dostlar. Cumâlarımız kutlu, gün ve gecelerimiz, gönüllerimiz mutlu,</B></P>
<P class=MsoNormal><B><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN>çocuklarımız, gençlerimiz, inançlı, ibâdetli ve de dâim umutlu olsun ves’selâm…</B></P>
<P><BR>&nbsp;</P>
<P>ORDU HAYAT GAZETESİ</P>
<P><FONT size=2>23.12.2010</FONT></P>]]></description><pubDate>3/26/2012</pubDate></item><item><title> DÂHİLER ve DELİLER; KÜLTÜR MAHŞERİ</title><link>http://www.nurikahraman.com.tr/blog.asp?id=346</link><description><![CDATA[<P><IMG border=0 hspace=0 alt="" src="galeri/5610772967.jpg"></P>
<P style="TEXT-ALIGN: center; TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal align=center><STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 18pt">"DÂHİLER ve DELİLER"; KÜLTÜR MAHŞERİ</SPAN></STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #2a2a2a">Bu kitabı iki yılı aşkın zaman önce Sıhhiye’den, Türkiye Diyânet Vakfı Kitabevi’nden almışım. Okumak son zamanlara nasip oldu. Kentimizde çay evi, kültür-kafe muhabbetleri çerçevesinde başladım ve kısa zamanda &nbsp;bitirdim. Kitabın son çeyreğini de sırada beklerken yine buralarda okuyup değerlendirdim. Kitabın konusu her ne kadar , geçtiği yerler olarak İstanbul olsa da, bize onunla tanışmak, buluşmak ve dertleşmek Ankara ekseninde nasîp oldu. Zâten, kitapta geçen kahramanların çoğu da İstanbul eksenli bir devletin vatandaşları olarak dünyâya gelip onun sıcak etkileri altında hayat&nbsp; sürmüşken, &nbsp;bizler doğma-büyüme yepyeni bir anlayış ve algılayışın etkileri altında biraz ondan, biraz bundan atıştırarak yeni bir hayâta tutunmanın mücâdelesi içerisinde sürüklenip gidiyoruz. Henüz, tercihlerimizin belirginleşerek, yolumuzun ve yordamımızın netleştiğini, âidiyetimizin ayan-beyan ortada olduğunu söylememiz mümkün değil. Sizin anlayacağınız, Veysel diliyle, “İnce uzun bir yoldayız; gidiyoruz gündüz-gece!” Ama, nereye? İnşâllâh daha iyiye deyip, elinden gelenler ve de gönlünden kopanlar uğraşıp duruyorlar. Herkes de bir yol tutturmuş gidiyor.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #2a2a2a">Değerli okurlar. Osmanlı’nın târihteki yerini tamamlayıp idrâk ve hâtıralardaki yerine çekilmesinden sonra, memleket birdenbire boşluğa düştü. Bu beklenmedik bir durumdu. Öyle ya; bu milletin 1000 yıllık çizgisi belliydi. Dîni , diyâneti, yolu-yordamı, kültürü, geleneği, edebiyâtı, siyâseti, medeniyeti, her şeyi İslâmdı.</SPAN></STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #2a2a2a"> İslâm haktı. Tartışılmazdı. Allâh’ın yoluydu. Peygâmberin çizgisiydi. Şimdi, bunun yerine ne konulacaktı? Ne konulabilirdi ki?! Diğer sistemlerle Allâh’ın dîni aynı kefeye konularak tartışılabilir miydi? Bu, en asgarîsiyle Güneşle mumu yarıştırmak gibi bir şeydi! </SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #2a2a2a">İşte, Osmanlı’yı hasta eden batının, onun coğrafyasına dayattığı yeni yollar, cılga, cılız, karanlık ve de sonunun nereye çıkacağı belirsiz bir yoldu. Hiç, milletin asırlardır yaşadığı, başı sonu güven dolu Hak yolla, bu dış rüzgârların üflediği ne idüğü belirsiz yollar bir olabilir miydi? Olamazdı ama, olacaktı işte!</SPAN></STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #2a2a2a">Elbette, bunun mücâdeleleri de olacaktı. Yukardakiler dayatmalara boyun eğse de kalem erbâbı olanlar, ilim adamları, sanatçılar olan bitenlere sessiz kalamazlardı. Bu aziz milletin bunca birikimi, ortaya koyduğu medeniyet, öyle bir hamlede sökülüp atılabilecek kadar basit miydi? Basitse, nasıl bu kadar yüzyıllardır bunca hârikalar sergilemiş, ilim adamları, sanatçılar, edebiyatçılar, kahramanlar yetiştirmiş, bütün dünyânın selâm durup örnek aldığı bir medeniyet ortaya koyabilmişti?</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #2a2a2a">Çanakkale Mahşeri’nin yazarı Mehmet Niyâzi bana göre, Dâhiler ve Deliler kitabıyle kültürel Çanakkalemizden kesitler sunmuş, dînî, ilmî, edebî, felsefî mücâdeleleri gözler önüne sermiş.</SPAN></STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #2a2a2a"> Milletimizin ne yapacağını şaşırdığı dönemlerde inanç ve güveni sarsılmadan onun ruh asâletine sâhip çıkıp canlandırmaya çalışanlarla, batı meftunları arasındaki söz, hareket ve kültür mücâdelelerini Küllük ve Marmara Kıraathânesi müdâvimleri ekseninde işlemeye ve o dönemlerde nelerin olup-bittiğini, bizlere düşenin neler olduğunu anlatmaya çalışmış.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #2a2a2a">Roman tekniğiyle ve hepimizi meraklandırıp atmosferine alan canlı bir uslupla örülen kitabı okurken siz de kendinizi olayların içinde buluyorsunuz. Kitabı elinize almaya görün; milletimizin, olaylarla ve günün kimi rumuzlu, kimi sâhici kahramanlarıyle birlikte kendinizi&nbsp; kültür ve medeniyet mâcerâmıza kaptırıyorsunuz.</SPAN></STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #2a2a2a">20. yüzyılın orta kuşak diliminde ülkemizde yaşanan stratejik tartışma ve arayışların bir aynası niteliğindeki kitap, en son, tüm bu mücâdelelerin ekseninde cereyân edip dillendiği&nbsp; <STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri">Marmara Kıraathânesi</SPAN></STRONG>’nin yıkılması, baş kahramanlardan <STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri">Binbaşı Hüsrev’in </SPAN></STRONG>de eş zamanlı tevâfuk eden olağandışı vefâtıyla son buluyor. Ancak, oradan tüm coğrafyaya yayılan mücâdeleler devam ediyor. Kendini, bu soylu dâvânın bir yerinde hisseden herkesin, bu memlekette olup-bitenleri daha iyi anlama, daha gerçekçi&nbsp; ve pratik işler peşine düşme, geleceğe dâir daha güzel &nbsp;ve isâbetli hayâller kurma adına bu kitabı okumasını harâretle tavsiye ediyorum. İnşâllâh biz de zaman zaman bu kitaptan istifâde ederek, çeşitli &nbsp;atıflarla meselelerimizi anlatma yolunu seçeceğiz. O zaman, daha somut şeyler sunma imkânı da bulmuş olacağız.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #2a2a2a">Elimdeki kitap ÖTÜKEN NEŞRİYAT (</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"><A href="http://www.otuken.com.tr/" target=_blank><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri; FONT-SIZE: 12pt">www.otuken.com.tr</SPAN></A></SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #2a2a2a">) yayını ve 2007 İstanbul basımı. Bilhassâ, <STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri">Necip Fâzıl, Osman Yüksel Serdengeçti ve Hilmi Oflaz </SPAN></STRONG>gibi isimleri ve mücâdelelerini anlamak için canlı bir kaynak niteliği taşıyor kitap. <STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri">Erol Güngör, Muzaffer Ozak, Nihal Atsız, Nuri Karahöyüklü</SPAN></STRONG> vs. gibi ilim, kültür, gönül ve aksiyon adamı daha nice isimler, kişilikler; hepsi bir dönemin bir tarafları. Hem de ateşli tarafları.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #2a2a2a">Sevgili okurlar, bizler, “OKU” diye söze başlayan bir dinin ve bu temel üzerine kurulu </SPAN></STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #2a2a2a">bir medeniyetin mensuplarıyız.&nbsp; Öyleyse; durmak yok, okumaya devam ves’selâm…</SPAN></STRONG></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #2a2a2a"></SPAN></STRONG>&nbsp;</P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><STRONG><SPAN style="FONT-FAMILY: Calibri; COLOR: #2a2a2a">ORDU HAYAT GAZETESİ</SPAN></STRONG></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt" class=ecxmsonormal><SPAN><FONT size=2>22.12.2010</FONT></SPAN></P>]]></description><pubDate>3/26/2012</pubDate></item><item><title>İYC ORDU ŞÛBESİ ŞEKİLLENİRKEN…</title><link>http://www.nurikahraman.com.tr/blog.asp?id=345</link><description><![CDATA[<P style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal align=center><B><SPAN style="COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 20pt">İYC ORDU ŞÛBESİ ŞEKİLLENİRKEN…</SPAN></B><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt; MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Geçtiğimiz yaz yapılan müracaatla birlikte kurulma sürecine giren ve yakında yapılacak 1. olağan genel kurul sonucunda şekillenecek görev dağılımıyla faaliyetlerine başlayacak olan İlim Yayma Cemiyeti Ordu Şûbemiz inşâllâh hayırlı hizmetlere imza atacak. Sergileyeceği performansla da yöremize ve insanlarına her anlamda ümit ışığı olma özelliği taşıyacaktır. </SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt; MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Ordu merkezde ilk olmakla birlikte ülke çapında tanınan ve yaygın olan İlim Yayma Cemiyeti, Cumhûriyet sonrası ilmî ve hayrî cemiyetlerin ilki olamasa da en önemli ve köklülerinden birisidir. <B>11 ekim 1951'de kurulan ve asıl kuruluş amacı kurulduğu dönemde komünizmle mücadele olan cemiyet, topluma ahlaklı, namuslu, şerefli ve saygın insanlar yetiştirme amacıyla çabalayan, ülke için son derece yararlı bir cemiyettir.</B> </SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt; MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Cumhurbaşkanları ve Başbakanlarımız dâhil, bir çok hükümet üyeleri, ünlü ilim adamları, edebiyatçılar, bürokratlar ve sayısız siyâsî kişiliklerin yetişmesinde katkısı olan bu cemiyetin Ordumuz’da da faaliyete geçecek olması gençlerimizin geleceği adına ümit vericidir. </SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt; MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Bir şekilde bu teşkilâta uğrayan, orada barınan, faaliyetlerine katılan ya da burs alanların <B>İlim Yayma Cemiyeti</B> hakkındaki yaklaşımları gayet olumludur. Onlara göre bu cemiyet, yurt çapında yurtlar açan, yurtları yardımlarla döndüğünden fiyatları gayet uygun olan, milletin, memleketin, insanlarımızın ve bilhassa gençliğimizin hayrına olmak üzere çok çeşitli sosyal faaliyetlerde bulunan bir cemiyettir. Öğrencilerin değerlendirmelerinden seçmelerle yolumuza devam edelim:</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-ALIGN: center; TEXT-INDENT: 35.4pt; MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal align=center><B><I><SPAN style="COLOR: #2a2a2a"></SPAN></I></B></P>
<P style="TEXT-ALIGN: center; TEXT-INDENT: 35.4pt; MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal align=center><B><I><SPAN style="COLOR: #2a2a2a"><SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></I></B><B><I><SPAN style="COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 16pt">ÖĞRENCİLER NE DİYOR ?<SPAN>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </SPAN></SPAN></I></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt; MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal><B><I><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">“Üniversite öğrencilerine iyi imkanlar sunarlar, ortaokul ve liseler için genelde evler tercih edilir.&nbsp; Öğrencilere burs imkanları da sağlanır. Yardımsever gönüllü insanların kurmuş olduğu, başındaki insanların </SPAN></I></B><B><I><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"><A title="hasan saglam" href="http://www.uludagsozluk.com/k/hasan-saglam/" target=_blank><SPAN style="FONT-FAMILY: Verdana; COLOR: #ef2e1f; FONT-SIZE: 9pt; TEXT-DECORATION: none">güvenilir ve sağlam</SPAN></A></SPAN><SPAN style="COLOR: #2a2a2a"> olmasına dikkat edildiği, samimiyetin hakim olduğu cemiyetlerden biridir İlim Yayma. Kalitesi, sıcaklığı ve kuşatıcılığı tartışılmaz.” </SPAN></I></B><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt; MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal><B><I><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">“Her hangi bir çıkar beklemeden, Allah rızası için öğrencilere yardım eden, vakıf niteliğinde bir cemiyet. Asker kökenli </SPAN></I></B><B><I><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"><A title="hasan sağlam" href="http://www.uludagsozluk.com/k/hasan-sa%C4%9Flam/" target=_blank><SPAN style="FONT-FAMILY: Verdana; COLOR: #ef2e1f; FONT-SIZE: 9pt; TEXT-DECORATION: none">ilk genel başkanlardan Hasan Sağlam</SPAN></A></SPAN><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">’ın belli bir dönem nesli üzerinde çok emeği vardır ve bu asker kimliği nedeni ile 28 şubatta en az baskı gören vakıflardandır.” </SPAN></I></B><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt; MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal><B><I><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">“Türkiye nin dört bir yanında yurtları vardır ve özellikle yüksek öğrenim görenlere yönelik faaliyet içindedirler. Yurtta kalan öğrencilere herhangi bir baskı uygulanmaz. Düşünülen, yalnızca güvenli olmak ve güven duymak ve de güven vermektir. Faaliyetlere katılmada gönüllülük esastır.”</SPAN></I></B><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt; MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal><B><I><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">“Bir parçası olduğum için gurur duyduğum ve elimden geldiğince kendilerine olan gönül borcumu ödemeye çalışacağım bir kuruluş. Kendilerine minnettarım.” </SPAN></I></B><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt; MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal><B><I><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">“Konya'da 2 yıl boyunca yurtlarında ikamet ettiğim (hicret, mevlana) cemiyet. Süper kaliteli hizmet ve konaklama imkanlarına rağmen diğer özel yurtlardan oldukça düşük fiyatlara öğrenci kabul ederler. Çünkü amaçları para kazanmak değil, dinine diyanetine sahip çıkan, memlekete ve ailesine faydalı bireyler yetiştirmektir. Sigara içme mevzusundan 2. senemde beni sürgüne yollamış olsalar da haklarını ödeyemem. Yurt müdürü hala bayramlarda mesaj atar, öyle vefalı insanlar görev yapar iyc'de.” </SPAN></I></B><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt; MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal><B><I><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">“Her kurumun olduğu gibi bu kurumunda kendisine has bazı kriterleri bulunmaktadır. &nbsp;Niye bilim değildir de ilim yayma cemiyetidir acaba; merak uyandıran kurumdur!”</SPAN></I></B><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal align=center><B><SPAN style="COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 16pt">VİZYON, MİSYON ve İLKELER</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal align=center><B><SPAN style="COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 16pt">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</SPAN></B></P>
<P style="MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İYC, kendi misyon ve vizyonunu açıklarken kendisini<B>, “inancıyla, tarihiyle, kültürel birikimiyle ülkemizin insan mozaiğinin sesi” </B>olarak açıklar. Gâyesini de, <B>“geçmişiyle barışık, geleceğin vizyonunu yakalayan, kendisi ve çevresi ile sağlıklı iletişim kurabilen, tebessüm etmesini bilen, şahsiyetli bir gençliğin yetiştirilmesini hedefler.” </B>şeklinde belirtir. Ve; <B>“Ülkemizin sivil insiyatif olarak kabul ettiği her türlü Vakıf, Dernek, Cemiyet ve Cemaatten bağımsız olarak kendine has özellikler ile faaliyet gösterir. Ancak gerek gördüğünde bu oluşumlarla birlikte hareket eder. Hizmetlerinden, tüm toplum kesimlerinin âdilane bir şekilde ve hakkaniyet ölçülerine göre yararlanmasına gayet eder; bunu istismar etmek isteyenlere fırsat vermez.”</B> şeklinde ilkelerini açıklar.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <B>İlim Yayma Cemiyeti Şûbesi Ordumuza hoş geldi safâlar getirdi. İnşâllâh, hepimiz yardımcı olalım.&nbsp; Ordumuzun ihtiyaçları çok. Üniversiteyle birlikte gençlik çığ gibi akıyor kentimize. İyi güzel de, gelen her çocuk, artan her sayı, ev sâhipleri olarak hepimizin omuzlarına mânevî yük bindiriyor. Bunu hatırlatmak isterim.</B> </SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="TEXT-ALIGN: center; TEXT-INDENT: 35.4pt; MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal align=center><B><SPAN style="COLOR: #2a2a2a"></SPAN></B></P>
<P style="TEXT-ALIGN: center; TEXT-INDENT: 35.4pt; MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal align=center><B><SPAN style="COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 16pt">HİZMET EDEN KENDİNE</SPAN></B></P>
<P style="TEXT-INDENT: 35.4pt; MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal><B><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">Hepimizin bir vakıf yanı, cemiyet tarafı bulunmalı.</SPAN></B><SPAN style="COLOR: #2a2a2a"> Birbirlerimize yardımcı olmalı ve gençliğimize sâhip çıkılmalıdır. Çünkü onlar, hem geleceğimiz, hem de ahretteki en zorlu imtihanımız. Bu dernek ve cemiyetler aslında onlara karşı görevlerimizi yaparak imtihanımızı kolaylaştırmak adına gençlerden çok bizlere yardımcıdırlar.</SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>
<P style="MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Gelecek hafta sonu 1. Olağan Genel Kurulu’nu yaparak şekillenmesini tamamlayıp <B>2011’le birlikte gündemimize girecek olan İYC Ordu Şûbesi’nin hayırlara vesîle olmasını,</B> yöremizin ilim, irfan, vakıf, cemiyet faaliyetlerine olumlu katkılarda bulunmasını diliyor, <B>Yüce Rabbimizin, artan maddî-mânevî olumsuzluklar karşısında hepimize uyanık olmayı nasîp etmesini ve bilhassa gençlerimizin yardımcısı olmasını niyâz ediyor, üstün başarılar temennîsiyle, sevgi cümleye ve saygılar sunuyorum ves’selâm…</B></SPAN></P>
<P style="MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a"><STRONG></STRONG></SPAN>&nbsp;</P>
<P style="MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a"><STRONG>ORDU HAYAT GAZETESİ</STRONG></SPAN></P>
<P style="MARGIN-BOTTOM: 16.2pt" class=MsoNormal><SPAN style="COLOR: #2a2a2a"><FONT color=#000000 size=2>21.12.2010</FONT></SPAN><SPAN style="FONT-FAMILY: Tahoma; COLOR: #2a2a2a; FONT-SIZE: 10pt"></SPAN></P>]]></description><pubDate>3/26/2012</pubDate></item></channel></rss>